mısır piramitlerinin laneti

Mısır’ın başkenti Kahire’nin bir parçası olan Gize’yi (El Giza) çevreleyen antik ‘Gize mezar kenti’nde bulunan üç anıtsal piramitten en eski ve en büyük olanıdır. …

http://tr.tarikhema.ir/images/2012/11/64145.jpg

Keops Piramiti (Khufu Piramiti, Büyük Piramit), günümüzde Mısır’ın başkenti Kahire’nin bir parçası olan Gize’yi (El Giza) çevreleyen antik ‘Gize mezar kenti’nde bulunan üç anıtsal piramitten en eski ve en büyük olanıdır.

M.Ö. 2560 senesi civarında yapıldığı sanılan bu anıtsal kompleks, Dünyanın yedi harikasından biri olup, bu yedi harika içinde günümüze kadar ulaşan tek eserdir.

Varlığını günümüze dek hemen hemen tam olarak sürdürebilmiş olanıdır.

Bu piramidin Mısır firavunu Khufu adına bir anıtsal mezar olarak inşa edildiğine inanılır ve yapımının yaklaşık yirmi yıl sürdüğü sanılmaktadır. 20. yy. başlarına dek, yani 3800 yıl boyunca hacmi ve kütlesi bakımından Dünya’daki en büyük yapay (insan yapımı) yapı olarak kabul edilmiş ve yükseklik rekoru 4000 yıl boyunca kırılamamıştır. (Rekor 1310 yılında 160 m. yükseklikteki Lincoln Katedrali’nin inşasıyla kırılmıştır)

Kimileri mimarının Khufu’nun veziri olan Hemon ya da Hemiunu olduğunu düşünürler. Büyük Piramidin içinde üç oda saptanabilmiştir.

Büyük Piramit’in güney tarafında günümüzdeki popüler tabiriyle Kraliçe Piramitleri adıyla sözü edilen ikinci derecede önem arzeden diğer piramitler bulunur. Bunlardan üçü hemen hemen orijinal yükseklikleriyle ayaktadır. Dördüncüsü öyle tahrip olmuştur ki varlığı bile tartışmalı hale gelmiştir. Fakat yakın zamanlarda bu piramidin taş pistinin ve birkaç kaplama taşının keşfedilmesi varlığı hakkındaki kuşkuları dağıtmıştır.

Herodot’un anlattıklarına göre firavun Khufu Büyük Piramidin yapımı için gereken geliri elde edebilmek için kızını bile bir fahişe olarak çalıştıran bir zorbaydı.

Buna karşılık kızı da müşterilerinin her birinden küçük bir taş isterdi ve kızı böylece bu taşlarla kendi küçük piramidini yapmıştı. Bu hikâyeyi destekler mahiyette hiçbir kanıt yoktur. Kraliçe Piramitleri’nin Khufu’nun eşleri için yapılmış olduğu söylenirse de hükümdarlık üyeleri için yapılmış olduğu konusunda kesin bir kanıt yoktur.

Piramit çevresindeki döşeme altında Khufu’nun annesi ve Snéfrou’nun kızkardeşi ve aynı zamanda karısı olan Hetepheres’in mezarı bulunur. 1925’te Reisner’ın kazılarında tesadüfen keşfedilmiştir.

Piramidin çevresinde içlerine gemi sığacak şekilde kazılmış gemi biçimli üç oyuk bulunur. İçlerinde birkaç ip ve tahta parçasından başka bir şey bulunamamış bu oyukların ne amaçla yapıldıkları bilinmemektedir. Bununla birlikte Mayıs 1954’te Mısırlı arkeolog Kamal el-Mallakh, içinde ağırlıkları 15 tona varan taş levhalar altında 1224 tahta parçası bulunan, dikdörtgen biçimli dördüncü bir oyuk keşfetti. Hadj Ahmed Yusuf 14 yıl boyunca sistemli bir şekilde çalışarak tahta parçalarını birleştirmeyi başardı. Sedir ağacından yapılma 143 ft uzunluğunda bir gemi sözkonusuydu. (1 ft=0.3048 m) Bu geminin su sızdırmazlık özelliğini neye borçlu olduğu henüz anlaşılamamıştır.

Büyük Piramidin inşa teknikleri hakkında birbirlerine karşıtlık gösteren vaya birbirleriyle çelişen birçok alternatif varsayım ortaya atılmıştır. Örneğin Davidovits taş blokların uzaktaki bir taş ocağından taşınmamış olduklarını, yapım mahallinde üretilmiş, bir tür katılaştırılmış kireçtaşı blokları olduklarını ileri sürer ki, bu diğer Mısırbilimcilerce rağbet görmemiş bir iddiadır. Büyük çoğunluk ise bu taşların bir taş ocağından elde edilmiş, taşınmış ve yapıda kaldırma veya yuvarlama yoluyla kullanılmış olduklarını düşünür. Bir diğer iddiaysa yapıda uzaylıların parmağının olduğudur. Çünkü bu mimari o döneme ait olmayan bilgiler içerir.

Eski Yunanlılar piramidin inşasında kölelerin kullanıldığına inanırlardı, Mısırbilimciler ise inşaatta kölelerin de kullanılmış olduğunu kabul etmekle birlikte inşaatta onbinlerce vasıflı işçinin çalışmış olması gerektiğini düşünmektedirler. Bu işçilere ait olması gereken mezarlık arkeolog Zahi Hawass ve arkeolog Mark Lehner tarafından 1990’da keşfedilmiştir.

Çek Mısırbilimci Miroslav Verner’e göre inşa ekibi hiyererşik bir şekilde organize edilmişti; 100.000 kişilik iki gruptan oluşuyordu ve her grup kendi içinde zaa ya da phyle adı verilen 20.000 kişilik gruplardan oluşuyordu ki, bu gruplar da iççilerin ustalık derecelerine göre daha küçük gruplara ayrılmış bulunuyordu.

Piramidin inşası konusundaki gizemlerinden biri inşasının nasıl planlanabilmiş olduğudur. John Romer’in düşüncesine göre, eski Mısırlılar bu yapıda da daha önceleri ve daha sonraları diğer yapılarda uygulamış oldukları yöntemi uygulamışlardı: Planı ya da ana planın parçalarını yapıma girişmeden önce ölçekler kullanarak zemine çiziyorlardı.

Taş blokların nasıl yerleştirildiği henüz anlaşılmış değildir. Bir varsayıma göre yapılan spiral bir rampadan çıkarılan taş bloklar üst üste konuyordu. Rampa çamur kaplanıyor sulanıyor ve taş bloklar itilerek kaydırılabiliyordu. Bir başka varsayıma göre taş bloklar dev manivelalarla kaldırılıyordu. Tarihçi Herodot’a göre, ağır granit blokları, piramitin üst bölümlerine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa yapılmıştır.

Yapının orijinal hali günümüzdeki gibi değildi. M.S. 1300 yılında meydana gelen büyük bir deprem, kaplama taşlarının belli bir kısmını yerlerinden etmiş ve düşen taşlar Bahri Sultan An-Nasir Nasir-ad-Din al-Hasan tarafından 1356’da taşınıp Kahire yakınlarındaki kale ve camilerin yapımında kullanılmıştır. Günümüzde Büyük Piramidin bu yapılarda kullanılmış sözkonusu taşları halen görülebilir durumdadırlar.

Ayrıca, sonraki dönemlerde bölgeye gelmiş kaşiflerin raporlarına göre, sonraki çökmelerde de piramitten büyük taşlar kopmuştu ve bunlar piramidin dibine düşerek bir moloz yığını oluşturmuştu. Bu molozlar sonradan kazılar sırasında arkeolojik sit alanının temizlenmesi amacıyla alınıp uzağa atılmıştır. Bununla birlikte kaplama taşlarından piramitin temele yakın kısımlarındaki bazıları varlıklarını günümüze kadar sürdürebilmiştir, halen görülebilir durumdadır ve bunlar, piramidin yapımında gösterilen hassas işçilik ve ustalık hakkında yüzyıllarca aktarılagelmiş söylentileri kanıtlamaktadırlar.

Yapılan hesaplamalara göre piramidin kütlesi 5.9 milyon ton ağırlığında, hacmi ise 2.500.000 m3’tür. Kimileri bu değerlerden yola çıkarak ve hergün 800 ton taşın yerleştirilebileceğini varsayarak inşaatın 20 yıl sürmüş olduğunu düşünmektedir.

Piramidin ilk kesin ölçümleri 1880-1882 yıllarında Sir Flinders Petrie tarafından yapılmış ve ölçümleri “Gize piramitleri ve Tapınakları” (Pyramids and Temples of Gizeh) adlı kitabında yayımlamıştır. Piramidin tabanının dört kenarının birbirlerine, 58 mm.’lik fark gözardı edilirse, eşit olduğu görülmektedir. Taban yatay ve hemen hemen düzdür. Kare tabanın kenarları 4 açısal dakika gözardı edilirse, manyetik kuzey yerine gerçek kuzey esas alınıp, tam olarak dört ana yöne oturtularak hizalanmıştır ve 12 açısal saniye gözardı edilirse, taban hatasız bir karedir.

Petrie’nin ölçümlerine ve sonraki çalışmalarına göre, orijinal halinde, piramit 280 kübit yüksekliğinde idi ve her bir kenarı 440 kübit uzunluğundaydı. Bu oranlar pi/2’ye eşittir ki, bu da 22/7’ye, yani % 0.05’lik fark gözardı edilirse pi sayısına denk düşer. Bazı Mısırbilimcilere göre bu tesadüfi bir sonuç olmayıp, maksatlı olarak tasarlanmış bir orandır.

Verner konuya ilişkin olarak şöyle yazıyor: “Eski Mısırlılar pi sayısının kesin olarak belirlememişlerse de bunu uygulamada kullandıkları görülmektedir.” Piramitler üzerinde ilk hassas ölçümlerde bulunmuş uzman olan Petrie ise şu sonuca varmıştı: “Piramidin yüzeylerinin matamatiksel ilişkileri ve dairesel oranları rastlantıyla açıklanamayacak derecede, o kadar sistemlidir ki, bunların projede öngörüldüğünü, yani inşaatçilerin tasarımında mevcut bulunduğunu kabul etmek zorundayız.” Petrie, daha o zamandan kitabında şöyle yazıyordu: “Buradan şu sonucu çıkarıyoruz ki dairenin çapına bölümünün yaklaşık oranı olan 22/7 oranını bilmekteydiler.”

Büyük piramitin gizli bilgiler barındırması, ilk olarak Napolyon ordularının Mısır’ı işgali sırasında Fransız mühendislerinin çalışmalarıyla ciddiye alınmıştır. Bu mühendisler piramiti bir triangülasyon noktası olarak kullanmaya kalktıklarında, dört kenarının dört ana yöne dönük olduğunu ve boylam dairesinin de tam piramitin doruğundan geçtiğini fark etmişlerdir. Doruktan geçen diagonal çizgiler kuzeye doğru uzatıldığında Nil Deltası’nı iki eşit parçaya bölmektedir. Taban köşegenlerinin kesiştiği noktadan kuzeye uzatılacak bir doğru, kuzey kutbunun yalnızca dört mil uzağından geçmektedir (ki piramidin yapımından bu yana geçen uzun süre içinde kutup noktasının yer değiştirmiş olması da mümkündür.)

Bugünün uzunluk ölçüsü olan metrik sistemin birimi metredir. Yani kutuptan ekvatora kadarki meridyen uzunluğunun on milyonda biridir. Bu ölçü Fransızlar tarafından, Mısır işgalinden kısa süre önce ortaya çıkarılmıştır. Piramitin ölçüsü olarak kullanılan kübit ise, eski Mısırlıların kullandığı ölçüdür ve Fransızların biriminden binlerce yıl önce bulunmuş bir birimdir. Bir kübit’in uzunluğu bir metreye çok yakın olmakla birlikte, metreden daha dakik bir birimdir. Çünkü bu ölçü herhangi bir meridyen çevresine değil, kutup ekseninin uzunluğuna göre hesaplanmıştır. Meridyen uzunlukları, dünya çevresine göre değişebilmektedir.

Büyük Piramit’in Mısır kübit’ine göre alınmış bazı ölçüleri, yerküre hakkında, dünyanın güneş sistemindeki yeri hakkında, sonradan, unutulup modern çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli bilginin var olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade edilebilmektedir. Piramitin çevresi, bir yıl içindeki gün sayısını (365.24) göstermektedir. Bu çevrenin iki katı, Ekvator’da bir boylam derecesinin bir dakikasına eşittir. Eğik kenar üzerinden, tabandan doruğa kadar olan uzunluk, bir paralel derecesinin altıyüzde biridir. Çevreyi yüksekliğin iki katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı olan 3.1416’yı bulmaktayız (Bu rakam, eski Yunanlıların bulduğu pi sayısından, yani 3.1428’den çok daha gerçektir).

Piramitin ağırlığı 10 üzeri 15’le çarpıldığında, dünyanın yaklaşık ağırlığını vermektedir. Dünyanın kutup ekseni, doğrultusunu günden güne değiştirmekte ve böylelikle her 2200 yılda güneşin arkasına yeni bir burcun gelmesine olanak vermektedir. ilk durumuna ancak 25827 yıl sonra varmaktadır. Bu sayı da, 25826.6 olarak piramitte ortaya çıkmaktadır. Bu sayıyı veren, taban köşegenlerinin toplamıdır. Piramit’in yüksekliği 109’la çarpıldığında Dünya’nın Güneş’e uzaklığı yaklaşık olarak çıkmaktadır.

Piramit’in çevresi, yüksekliğinin iki katına bölündüğü zaman pi sayısını bulmaktayız (3.1416…). Büyük piramitin içinde Firavun odasının boyutları, iki temel Pisagor üçgeninin eşidir. Oysa piramit, Pisagor’dan binlerce yıl önce yapılmıştır. Bu verilen ölçülerin, piramitin ölçü rastlantılarından yalnızca küçük bir kısmıdır.

Tutankhamun Mezarı

http://tr.tarikhema.ir/images/2012/11/Tutanchamun_Maske.jpg

Tutankamon’un mezarı krallar vadisi’nde yer almaktadır.Tutankhamun’un mumyası haricinde mezardan çıkarılanlar Kahire müzesinde sergilenmektedir. Mezar diğer mezarların görkemi yanında sönük kalır. Bugün bile bunun nedeni bilinmemektedir. Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür. Araştırmacılara göre mezar bir soylu için hazırlanmaktaydı fakat o sırada Tutankamon ölünce aceleyle buraya gömdürüldü. Tutankamon’un mezarı iki odadan ve ilk odaya inen bir merdivenden oluşmaktadır. İlk odada bir at arabası, Tutankamon’un tahtı ve bunlar gibi Tutankamon’un hayattayken kullandığı paha biçilemez eserler bulunmuştur. Bu oda bulunduğunda, odanın Krallar Vadisi’inde yer almasından dolayı, bir mezar olması gerektiğini düşünen Howard Carter ve arkadaşları odanın duvarlarına vurarak duvarın arkasındaki boşlukları aradılar. Sonunda bir boşluk bulundu ve duvar kırıldı. Duvarın arkasındaki bir odada, yeni bir oda gibi görünen kocaman bir tahta kutu vardı. Kutu mühürlüydü. Howard Carter, mühürü -hayatında gördüğü ve göreceği en güzel şeyi- görmüştü. Bir lahtin içindeki som altından tabut mum ışığında bile parlıyordu.Howard Carter bu keşfi ile kendisine iyi bir kariyer sağlasa bile fakirlik ve unutulmuşluk içinde ölürken cenazesine bir iki kişi dışında kimse katılmamıştır.Ayrıca mezara giren kişilerin ateşli bir hastalıktan teker teker ölmesi de firavunun laneti adında bir hurafe başlatmıştır.

http://tr.tarikhema.ir/images/2012/11/Toetanchamon.jpg

http://tr.tarikhema.ir/images/2012/11/Tut_coffinette.jpg

http://tr.tarikhema.ir/images/2012/11/Egypt.KV62.01.jpg

Cleopatra Filmi (1963)

Cleopatra (1963)
Yönetmen: Joseph L. Mankiewicz
Tür: Biography,Drama,History
Ülke: UK, USA, Switzerland
Konu: With Elizabeth Taylor, Richard Burton, Rex Harrison, Pamela Brown. Historical epic. The triumphs and tragedy of the Egyptian queen, Cleopatra.
Puan: 6.8/10  (11,228 oy)
Süre: 192 Dk.
Oyuncular (ilk 10): Elizabeth Taylor, Richard Burton, Rex Harrison, Pamela Brown, George Cole, Hume Cronyn, Cesare Danova, Kenneth Haigh, Andrew Keir, Martin Landau

IMDB: http://www.imdb.com/title/tt005693

Mısır Tanrıları

Her yıl binlerce turist Eski Mısır döneminden kalma,zamana karşı koymuş anıtları ziyarete gelir.Büyük taş tapınaklar,bugün yok olmuş bir tapınağın girişini bekleyen dev Memnon heykelleri,zengin biçimde süslenmiş mezarlar Eski Mısırlılar’ın tanrılarına olan bağlılıklarını ve ölümden sonraki yaşama olan inançlarının ispatıdır.Ama kendi hayatlarına dair neredeyse herşey,topraktan yapılma evler ve saraylar yok olmuştur.

Mısırlılar,her tanrının görev ve gücünü açık bir şekilde tanımlamak veya kendilerini bu tanrılara bağlayan bağları hassas biçimde kurmak için uğraşmazlardı.Mısır tanrıları üstün kişiliklerdi.Onlar insanlardan önce yeryüzündeydi ve insanın sahip olamayacağı ölçüde büyük bir güce sahiplerdi.

Eski Mısırlılar,dünya işlerinin düzgün işleyişinin tanrıların keyfine bağlı olduğuna inanırlardı.O halde,onlarla en iyi ilişkileri kurmak gerekirdi.Bu da tanrılarla ilişki kurabilen tek kişi olan ve kendisi de yeryüzündeki tanrı,yaşayan Amon olarak kabul edilen firavunun göreviydi.Firavun her gün tanrıya yemekler sunar,gizli odada duran ve tanrıyı temsil eden heykeli yıkar ve dğiştirirdi. “Oğlu”nun iyi hizmetlerinden memnun olan tanrı ona karşılık olarak “sonsuz hayat,güç ve sağlık” verirdi.Firavun böylece tanrılarca Mısır’ın refahının vaat edilmesini tek başına sağlardı.Bununla birlikte firavunun her gün,imparatorluğun her köşesindeki tapınaklarda bulunması imkansızdı.Onun yokluğunda şehir sakinleri sırayla bu kutsal hizmeti üstlenirdi.

AnubisBaboon BastButoPtah

RaSekmeth

Mısır Tanrıları Soy Ağacı

AMEN(Amon,Amun,Ammon,Amoun)

“Amen” “sakli olan” demektir.Teb’in bas tanrisidir.Esi Ame -net’le birlikte ilk tanrilardan biridir.Kutsal hayvanlari kaz ve koçtur.Orta Krallik döneminde sadece yerel bir tanriydi ama Tebliler Misir’a hakim olunca Amen önemli bir tanri oldu.18.Hanedan’dan itibaren Tanrilarin Krali oldu.Ünlü Amen tapinagi Karnak,dünyanin en büyük dinî yapisidir.Yeni Krallik boyunca Amen’in esi Mut olarak kabul edildi.Bu ikilinin çocugu Ay tanrisi olarak bilinen Khons(Chons)’tur.

AMEN-RA(Amon-Re)

Amen rahipleri tarafindan Yeni Krallik’a geçisi saglamasi için tasarlanmis karma bir tanridir.Bu Amen’in gücünü Ra’ya yansitir (veya tam tersi)

ANUBIS(Anpu,Ano-Oobist)

Anubis,Nephthys ve Seth’in(bazi efsanelere göre Osiris ve Isis’in) ogludur.Çakallarin mezarlar etrafinda dolasmasi nedeniyle çakal basli Anubis ölümle birlikte anilmistir.Ölen Osiris’i mumyaladigi için mumyalama tanrisi olmustur.Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir.Bu yüzden mumyalamayla görevli kisiler Anubis maskesi takarlar.Ölen kisi diger dünyada yargilanirken ona yardim eder.

ANUKET

Yukari Misir’da,Elephantin yöresinde Khnum ve Sati’nin kizi olarak bilinir.Kutsal hayvani ceylandir.Kus tüyleriyle kapli bir taç giyer ve soguk su tanriçasidir.

APIS

Sadece hayvan olarak çizilen ender tanrilardan biridir.Egemenlik alani Memphis’ti.Verimliligi temsil ederdi.Basinda günes diski ve uraeus yilani bulunan bir boga olarak çizilmistir.

ATEN

18.Hanedan zamaninda IV.Amenhotep tek tanri olan Aten’i yaymaya çalisti.Hatta adini da Akhenaten(Aten’in sevgilisi) olarak degistirdi.Aten her isininin ucunda bir el olan bir Günes olarak çizilirdi ve hayati temsil ederdi.Daha sonra Tutankhamon Misir’da Aten inanisina son verdi.

BAST(Bastet)

Bir Delta sehri olan Bubastis’te ortaya çikan kedi tanriça.Kediler evde beslenmeye baslandiginda önemli bir tanri oldu.Aslan tan- riça Sekhmet’in olumlu yansimasidir.

EDJO

Yukari Misir’da Nekhbet’in esi olarak bilinen,Asagi Misir’in sembolü ve koruyucusu olan Delta’daki yilan tanri.Firavunun tacinin bir parçasidir.

GEB(Seb)

Shu ve Tefnut’un oglu,Nut’un esi olan Dünya Tanrisi.Kutsal hayvani ve sembolü kazdi.Yesil ve siyah derili bir adam olarak çizildi(Bitkilerin ve verimli Nil çamurunu renkleri).

HATHOR(Het-Heru,Het-Hert)

Eski zamanlardan beri tapilan inek tanri.Ismi “uzaktaki ev” veya “Horus’un evi” anlamina gelir.Gökyüzüyle baglantilidir.Edfu’da Horus’un esi olarak bilinir.Teb’de ölüm tanrisidir.Ama genel olarak ask,nese,dans,alkol tanrisi olarak kabul edilir.

HORUS(Hor)

Misir’in en önemli tanrilarindan biri,Osiris ve Isis’in ogludur. Çocuklugu boyunca Harpocrates(Hoor-Par-Kraat) ismini tasidi. Hain amcasi Seth’den babasini intikamini aldi ve tüm firavunlarin koruyucusu haline geldi.Yukari Misir’în patron tanrisidir.Seth’in Asagi Misir’in patron tanrisi olmasi nedeniyle Horus ve Seth’in savasi,Asagi ve Yukari Misir’in savasi haline gelmistir.Behdet’te “Behdet Horus’u” olarak bilinir ve kanatli bir günes diski olarak temsil edilir.

ISIS(Auset)

En önemli tanrica;anneligi,tedaviyi ve büyüyü simgeler. Evrendeki en güçlü büyücüdür.Ra’nin kendisinden Ra’nin gizli adini ögrenmistir.Osiris’in karisi Nephthys’in ikiz kardesidir. Horus’un annesi,Horus’un oglu Amset’in koruyucusudur. Isis Horus’u çocuklugu boyunca Seth’ten korumustur.Egemenlik bölgesi Abidos’tur.

KHNUM

Antinoe ve Elephantin’de koç basli bir adam olarak bilinir. Esi çesitli hikayelere göre Sati,Heqet veya Neith’dir.

KHONS(Chons)

Muhtesem Teb üçlüsünün üçüncü üyesidir(ebeveynleri Amen ve Mut’la birlikte.)Ay tanrisi olarak bilinir.Karnak’ta ona adanmis bir tapinak vardir.

MAAT

Adalet tanriçasi.Ismi “Adalet”,”Evrensel Düzen” anlamina gelir. Kafasinda bir devekusu tüyü tasir.Bu tüy diger dünyada, Osiris’in mahkemesinde,ölünün kalbi karsisinda bir terazide tartilir.Bu tartilmaya göre ölünün ruhu cezalandirilir veya ödüllendirilir.

MONTH(Mentu,Men Thu)

Amen yayginlasmadan önce Teb’deki ana tanri.Sahin basli bir insan olarak betimlenmistir.Savas tanrisidir.

MUT(Auramooth)

Amen’in karisi,Khons’un annesi.Ismi anne demektir.

NEFERTUM

Ptah ve Sekhmet’in genç ogludur.Taç giymis veya bir nilüferin üzerine oturmus bir genç olarak çizilir.

NEITH(Net,Neit,Thoum-aesh-neith)

Çok eski bir savas tanriçasidir.Deltada zekilik tanriçasi olarak bilinir.Yunan mitolojisindeki Athena’yla eslesir.Duamutef’in koruyucusudur.Timsah tanri Sobek’in annesidir.

NEKHBET

Yukari Misir patron tanriçasidir.Ikonografide bir akbaba olarak betimlenir.Kral ve kraliçenin tacinin bir parçasi,Edjo’nun esidir.

NEPHTHYS(Nebt-het)

Geb ve Nut’un en küçük çocugu,Seth’in karisi,Anubis’in anne- sidir.Seth Osiris’i öldürdügünde onu terketmis,Osiris’in canlanmasi için Isis’e yardim etmistir.Hapi’nin koruyucusudur.

NUT(Nuit)

Geb’in esi,Shu ve Tefnut’un kizidir.Gökyüzü tanricasidir.Yesil derili ve vücudu yildizlarla kapli bir kadin olarak resmedilmistir.

OSIRIS(Ausar)

Ölülerin koruyucusu ve yargilayicisidir.Abidos’da hüküm sürdü.Nut ve Geb’in ilk çocugudur.Ra dünyayi terk ettiginde dünyayi yönetmeye basladi ama Set onu öldürdügünde Isis onu tekrar canlandirdi.Böylece Osiris yeralti dünyasinin hükümdari oldu.Oglu Horus onun intikamini Seth’le savasarak ve onu yenerek aldi.Basindaki sapka Yukari ve Asagi Misir’in birligini simgeler.

PTAH

Memphis’te Dünya’yi yarattigina inanilir.Bazi efsanelere göre Thoth’un emirleri altinda çalistigina ve cenneti ve dünyayi yarattigina inanilir.

RA

Günes tanrisi ve “Yaratici” olarak bilinir.Sahin basy nedeniyle bazen Horus’la eslestirilir.Hakimiyet merkezi bugünkü Kahire olan Annu’ydu.5. Hanedan’dan dan itibaren firavunlara “Sa-Ra” (Ra’nin oglu)ünvani verildi.Shu ve Tefnut’un babasidir.

RA-HORAKHTY(Ra-Hoor-Khuit)

Karma tanri.Ismi”Ufuklarin Horus’u olan Ra” demektir.

SATI

Elephantin’de hüküm süren tanriça,Khnum’un esi ve Anuket’in annesidir.

SEKER

Isik tanrisi,ruhlarin yardimcisidir.Memphis’te Ptah’la eslestirilir. Sahin basli mumyalanmis bir adam olarak çizilir.

SEKHMET

Aslan tanriça.Memphis’te Ptah’in esi olarak bilinir.Ra’nin yarattigi Sekhmet,dogruluk tanriçasi olarak da bilinir.

SELKHET(Serket,Serqet)

Kafasinda zehirli bir akrep bulunan güzel bir kadin olarak çizilmis-tir.Kadinlara dogumda yardimci olur,akrep tarafindan sokulan insanlarin hayatini kurtarir.Isis’i Seth’ten korumak için Seth’e yedi akrep göndermistir.Qebhsenuef ‘in koruyucusudur.Tutankhamon’ un mezarindaki heykeli çok ünlüdür.

SET(Seth)

Eskiden Asagi Misir’in patron tanrisi olan Seth firtina ve çöl tanrisi olarak bilinirdi.Kardesi Osiris’i öldürerek Osiris’in oglu Horus’un,Isis’in ve Nephthys’in düsmanligini kazandi.Horus’la yaptigi savaslar,ayni zamanda Asagi ve Yukari Misir’in savasi oldu.Bu savasin sonunda Horus’a yenilerek çölde ta?amaya mahkum oldu.Misir’i çöllerden gelen yabancilardan koruduguna inanilir.

SHU

Rüzgarin ve atmosferin tanrisi.Ra’nin oglu ve Tefnut’un kocasi.

SOBEK

Arsinoe(Crocodilopolis)’de yasayan timsah tanri.Sobek 4 elementi de temsil ederdi(Ra’nin atesi,Shu’nun havasi,Geb’in topragi,Osiris’in suyu).Ölüler Kitabi’nda Sobek’in Horus’un dogumuna yardim ettigi,dolayisiyla Seth’in yenilmesine yardimci oldugu yazar.

TEFNUT

Bulutlarin tanriçasi,Ra’nin kizi ve Shu’nun esidir.Kutsal hayvani olan aslan basli bir kadin olarak çizilir.

THOTH

Ay’in,zamanin ve yazinin tanrisi.Esi Maat’tir.Thoth’un sekiz çocugundan en önemlisi Amen’dir.Hieroglifleri icat ettigine inanilir.

THOUERIS

Hippopotam tanriça.Verimlilik sembolü.Çocuklarin dogumuna yardim eder.Esi Bes’tir.

HERU-RA-HA

Ra-Hoor-Khuit ve Hoor-Par-Kraat’tan olusan karma tanri.Ismi “Horus ve Ra’ya sükür” demektir.