Ahameniş İmparatorluğu

Ahameniş Hanedanı (Ahameniş Hanedanı ya da Pers İmparatorluğu), (Farsça: هخامنشیان Hah’āmanishiyān, Kürtçe: Împeratoriya Hexamenişî; M.Ö. 550 – M.Ö. 330),

Tarihçe

M.Ö. 550’de Persler Büyük Kiros (ya da II. Kiros ya da II. KYROS) önderliğinde birleşerek kuzeydeki Medleri yıkmış ve bir devlet haline gelmişlerdir. Bundan sonra Kyros fetih hareketlerine girişmiştir. Bu fetihlerde ise Babil, Fenike gibi zengin yerleri fethedip ülkeyi zengin bir krallık haline getirmiştir. Ermenistan’ı, Lidya’yı ve Krezus’ün servetini ele geçirip tüm Anadolu’yu hakimiyeti altında birleştirmiştir. Anadolu’yu ele geçirdikten sonra Babil’e saldırmış ve orayı da fethedip kendini Babil kralı ilan etmiştir. Bundan sonra ise Mısır’a saldırma hazırlıklarına başlamış, kuzeydoğuyu sağlamlaştırmak için iskit-saka imparatorluğu ile savaş yapmış ve bu savaşların birinde Kraliçe Tomrisin ordusuna mağlup olarak hayatını kaybetmiştir.

Yerine ise oğlu Kambis geçmiştir. Kambis devrinde Mısır fethedilmiş, Kartaca’ya kadar Pers ordusu ilerlemiş, ancak Kartacalıları geçememiştir. Kambis döneminde İranlı kabileler ayaklanmışlardır, bunlar Gomata isimli bir Med rahibinin başını çektiği mecusiler dir.

Kambis Mısır dönüşü ölmüş, yerine ise ünlü Pers İmparatoru I. Darius geçmiştir. İlk olarak kabile isyanlarını bastırmış ve çeşitli alanlarda devrim niteliğindeki hareketlere girişmiştir. I. Darius da fetih hareketlerine girişmiş, İmparatorluk sınırları doğuda Hindistan’a dayanmıştır. Kafkasya’ya doğru İskitlere karşı da sefer yapmış, ama başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Daha sonra batıya yönelip, Trakya, Makedonya ve Ege’ye saldırıp buraları ele geçirmiştir. Bunun üzerine Spartalılar, Darius ve oğlu Kserkes’e karşı Salamis Deniz Savaşı’nı yapmışlardır. Salamis Deniz Savaşı’nda elde edilen ganimetlerin bütünü Büyük İskenderin fethinde ele geçirilmiştir.

II. Artakserkes döneminde devlet hızla çözülmeye başlamış, İmparatorluk’ta ayaklanmalar olmuş, Mısır bağımsızlığını ilan etmiştir. İsyanlar güçlükle bastırılmış, ama daha sonra III. Darius döneminde Pers İmparatorluğu’na Büyük İskender son vermiştir.

Anadolu’ya hakim olan Perslerin satrapları ülkeyi imar etmek için çaba göstermişlerdir. Bu çalışmalar sırasında Bodrum’da yapılan Mausoleum (Mozole kral mezarı) dünyaca ünlü eserlerden biridir. Ahameniş imparatorluğu bugüne kadar Şark’ta ki en geniş imparatorluk olmuştur..Ege’ye ve Hint’e uzanan gerçek anlamda imparatorluk[1]gerçekleştirildi.

Mimari

100 sütunlu saray

Pers mimarisinin en güzel örneği, kalıntıları günümüze kadar ulaşan ve Susa’da yer alan 100 sütunlu Kraliyet Sarayı’dır. 1. Darius yazıtında, bu sarayın Mısırlı, İyonyalı, Babilli, Lidyalı vb. tutsaklar tarafından yapıldığını anlatır. Persler hâkimiyeti altındaki halklardan ilham alsalar da, mimari ve sanatları kendilerine özgüdür.

Yazı, Dil ve Edebiyat

Persler çivi yazısı kullanmışlardır. Yazıyı daha çok resmi kraliyet yazışmaları için kullanmışlar ve bu yazışmaların çoğunu da Arami dilinde yazmışlardır. Resmi belgeler dışında günümüze ulaşan yazılı edebi eserleri yoktur.

Bilim

Pers İmparatorluğu’nun parası Dareikos

Pers İmparatorluğunda bilim Mezopotamya kadar gelişmemiştir. Takvimleri Babil etkisiyle geliştirilmişti. Dareikos denilen bir para birimi darp etmişlerdir. Herodot’un anlattığına göre, Persler vergi geliri olarak diğer halklardan aldıkları paraları eritip tekrar para olarak basıyorlardı.

Din

Persler, tanrıları için heykeller ya da tapınaklar yapmıyorlardı. Perslerin dininde gökyüzü, su, ateş ve toprağın önemli bir yeri vardı. Ahura Mazda dininin dışında Güneş ile simgelenen Mithra adlı bir din de vardı. Ahura Mazda dini soylu Persler arasında yaygındı.

Ayrıca bakınız [değiştir]

Kiros Silindiri

Kaynaklar

  1. ^ İ.ortaylı/Zaman kaybolmaz Söy-İşbankası yayınları

Ivon Lissner (2006), Uygarlık Tarihi

Eski Asur hakkında

Asur, M. Ö. 3000 yıllarından M. Ö. 612’ye kadar Dicle’nin batı kıyısındaki Asur şehri merkez olarak kurulan ve gittikçe genişleyen bir devlet. Başkenti Ninova şehri idi. Bu devlet zamanla

Mezopotamya, Elam, Suriye ve Mısır’a hakim oldu.

Asur Devleti istiklalini kazanmadan önce

Sümer,

Akkad, Subar, Kut ve üçüncü

Ur hanedanı hakimiyeti altında kaldı. Sonradan gelen

Sami kavimleri yerli kabilelerle kaynaşarak Asurluları meydana getirdiler.

Asur tarihinde beş devlet kuruldu. Bunlar eski, orta ve yeni Asur çağlarında hükümran olmuşlardır.

Eski Asur çağı

Bu çağ M.Ö. 2100-1800 yılları arasındadır. Kral İllusuma (M.Ö. 2000) Asurluları müstakil bir devlete kavuşturdu. Kendinden sonra da İrisum ve İkunum bağımsızlığı sağlamlaştırarak memleketi imar ettiler. Bunlardan sonra Asurlu Birinci Sargon, devletin sınırlarını doğuya doğru iyice genişletti ve Anadolu ile olan ticareti geliştirdi. Bu çağa ait tarihi bilgiler ancak kazılarda bulunan eserlerden öğrenilmektedir.

Orta Asur çağı

Asur’un siyasi ve kültürel bakımdan hayli değişik olan bir çağıdır. Asur Kralı Asur-Uballit, eski Asur çağının sonlarında Babil ve Mitanni krallıklarının nüfuzu altında kalmış olan devletini bunlardan kurtardı. Hititlerle birlik olup, Mitanni Krallığını ortadan kaldırdı. Kendisinden sonra hükümdar olan Enlil-Narasis (M.Ö. 1340-1326), Adadnararis (M.Ö. 1310-1281), Birinci Salamannasar (M.Ö. 1280-1256), Birinci Tukulti Ninurta (M.Ö. 1255-1218) zamanlarında Asur büyümeye, yükselmeye devam etti. Ancak bir müddet sonra durgunluk devresine girdi. Bu devirde Babil’le devamlı mücadele halinde olan Asur, Babil’e vergi verir duruma geldi. Ancak, Aşşur Reş-işi (M.Ö. 1149-1117) Tıglatpileser-I (M.Ö. 1117-1090) Asurluları tekrar büyük devlet haline getirdiler.

Orta Asur çağı uzun bir süre devam etti. Hukuk, kültür ve dil alanlarında daha çok Babil etkisinde kalmıştır. Bu devrin en büyük özelliği, gelenek halinde yürürlükte olan hukuki esasların, M.Ö. 1100 yıllarında bir hukuk kitabı halinde derlenmesidir.

http://tr.tarikhema.ir/images/2011/04/meso2mil.jpg

Yeni Asur çağı

Bu çağda devleti idare eden hükümdarlar orta Asur çağından beri devam eden hanedanın soyundandırlar. Bunlar kısa aralıklar dışında imparatorluğu geliştirmişlerdir. Bu devir devamlı toprak kazanma ve savaşların olduğu bir devirdir. Bu zamanın ünlü kralı olan Asurbanipal zamanında savaşlar devam ederken kültür alanında büyük gelişmeler görüldü. Bu hükümdarın eski eserleri toplayarak meydana getirdiği kütüphane, bir çok eserin günümüze kadar gelmesini sağladı. Ancak Asur’un bu ihtişamı kısa sürdü. Ülke,

Asurbanipal’in ölümünden sonra Med, Babil ve diğer devletlerin hücumuna uğradı (M.Ö. 612). Son defa toplanan Asur kuvvetleri Harran Ovasında düşmanla olan mücadeleyi kaybederek yenildi ve imparatorluk tarihe karıştı.

Asurluların dilleri eski Sami dilinin bir koludur. Kullandıkları çivi yazısını Samilerden önce Irak’ın güneyinde yerleşen

Sümerlilerden öğrendiler. Irak topraklarında bir yıldan fazla

Samilerle beraber bulunan Sümerlilerin Asur edebiyatı üzerinde büyük tesirleri olmuştur.

Asurlular devamlı münasebette bulundukları devletlerin sanatlarının tesiri altında kalmışlarsa da, kendilerine has milli özellik gösteren bir karakterleri vardır. Sanat, İmparatorluğun yükselmesine bağlı olarak gelişmiştir. Asur’da belli başlı yapı tiplerinin önemlileri, özel evler, saraylar, tapınaklar ve kalelerdir. Özel evler, ortada büyükçe bir holün etrafında yer alan büyük odalar şeklindedir.Saraylar ise evler topluluğuydu. Asurlular puta taptıklarından tapınaklara özellikle önem verirlerdi. Kaleler çok kalın yapılır ve ayrıca takviye edilirdi. İç ve dış kale olmak üzere iki kale bulunur ve bunlara belli aralıklarla kule konurdu.

Bugüne kadar yapılan kazılardan ele geçen eserlere göre Asurlular pekçok sanat kolunda ileri gitmişlerdir. Boyalı çanak ve çömlekler, taş kaplar, çeşit çeşit mühürler, aletler, eşyalar, silahlar, maden sanat eserleri kazılarda bulunanlardan bazılarıdır.

Eski Türkçenin Tartışılan Söz Varlığı

(Ozan Aydın)
Son zamanlardaki bilinen tartışmalarda Eski Türkçenin (Göktürkçe ve Uygurca) söz varlığı konu edilmiştir.Eskiye dayanan kimi düzeysiz tartışmalar yüzünden yozlaştırılan bir terim haline getirilen “Öz Türkçe” çevresinde kopartılan fırtına sonucunda “Türkçeyi Afrika kabile dillerine mi döndüreceksiniz?” gibi konuyu özünden ayırıcı sorular sorulmuştur.

Tarihi-kültürel bilgi,bulgu ve belgelerin gerçekliğine göre anlatılmak istenen şey,Türkçenin en eski dönmelerinde bile güçlü bir edebi dil olduğudur. Burada savunulan şey,bugünkü Türkçede,dile yerleşmiş yabancı sözcükleri atmak değildir.

Konular:

Eski Türkçenin Söz Varlığından Küçük Bir Demet

1.) Genel Bir Bakış :

a.) Göktürkçe : Continue reading Eski Türkçenin Tartışılan Söz Varlığı

Keops Piramidi


(Dünyanın Yedi Harikası)

Keops Piramidi (Mısır Piramitleri)

Mısır’ da Giza’ da ki bu üç piramit bugün de görülebilecek durumdadır. Bunlar, İÖ yaklaşık 2613-2494 yılları arasında Mısır kralları için mezar olarak yapılmıştı.
Dünyanın yedi harikası arasında günümüze kadar gelebileni Mısır piramitleridir. Mısırın çeşitli bölgelerinde onlarca piramit vardır. Piramitlerin nasıl ve niye yapıldığı hakkında çeşitli görüşler olmasına rağmen bu sorulara kesin cevaplar verilememiştir. Ama en akla yatkını piramitlerin Mısır’da tanrısal bir anlam taşıyan firavunların mezarı olmasıdır. İçindeki gizli dehlizler, kapılar, salonlar hep yabancılara karşı firavunun hazinelerini ve mumyalanmış bedenini korumak için yapılmıştır. Bu piramitlerin en büyüğü Firavun Keops’a ait olan 146 metre yüksekliğindeki piramittir.

Continue reading Keops Piramidi

Antik Çin Cinsiyet

Bu süre boyunca, kadın eşcinsellik, yaygın ama erkek eşcinsellik nadir oldu. Male homosexuality was Erkek eşcinsellik oldu
forbidden because it was considered a complete loss of yang essence on the part of both men. çünkü bu iki adam tarafından özü Yang tam bir kayıp kabul ediliyordu yasaktır. Meanwhile, since Bu arada, çünkü
women were said to have an unlimited yin essence, there was no loss of yin in female homosexual relations. kadın sınırsız Yin özü vardır söyleniyor, bu kadın eşcinsel ilişkilerde Yin hiçbir kaybı oldu.
Not until the Han dynasty did male homosexuality figures reach the same standard as among other societies. Bu kadar Han hanedanı Erkek eşcinsellik rakamlar diğer toplumlar arasında aynı standart ulaşmak yaptım. Continue reading Antik Çin Cinsiyet