HİTİT SANATI

HİTİT MİMARİSİ

potern

Potern, Boğazköy/Hattuşa-Yerkapı surlarındaki gizli geçit

Kentlerinin ortak özellikleri, belirli aralıklarla inşa edilen kulelerle donatılmış, sağlam sur duvarlarıdır.

Alt bölümleri kyklop duvar örgülü anıtsal mimarlık eserleri vardır.  Sur duvarları, merdiven ve yeraltı tünelleri (POTERN) ile donatmışlardır. Bu özellikler dışarıdaki düşmana ani baskın yapmalarına yarıyordu. En güzel örneğini Hattuşa surlarında görürüz. Kent kapıları sabah açılır akşam kapatılırdı. Düşman tehlikesinde hayvanlar da sur içine anılırdı.

Hiti dünyası sütunu tanımıyor onun yerine dört köşe direkler kullanıyordu. Continue reading HİTİT SANATI

Günümüzde Mısır

Mısır Arma1.020.000 km²’lik bir yüzölçümüne sahiptir. Batıda Libya, güneyde Sudan ve kuzeydoğuda Filistin ve İsrail’le kara sınırı bulunmaktadır. Mısır’ın kuzeyde Akdeniz’e, doğuda Kızıldeniz’e kıyısı bulunmaktadır.Mısır’a hayat veren Nil nehri, dünyanın en uzun nehridir. (6.695 km) Continue reading Günümüzde Mısır

Eski Mısır Pramitleri


Mısır Pramitleri


Açıklama: Mısır (Arapça: ??? Mısr/Masr) adıyla bilinen Mısır Arap Cumhuriyeti (Arapça: Cumhûriyet Masr’al Arabiye) Kuzey Afrika’nın en kalabalık ülkesidir. Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir.

Asya kıtasında yer alan bölümü Sina Yarımadası ile birlikte 1.020.000 km²’lik bir yüzölçüme sahiptir. Batıda Libya, güneyde Sudan ve kuzeydoğuda Filistin ve İsrail’le kara sınırı bulunmaktadır. Mısır’ın kuzeyde Akdeniz’e, doğuda Kızıldeniz’e kıyısı bulunmaktadır.

Mısır an tik medeniyetiyle ünlü bir ülkedir ve dünyanın en çok ilgi çeken tarihsel anıtları yine buradadır. Gize Piramitleri, Karnak Tapınağı ve Krallar Vadisi en önemli tarihsel anıtlardır. Continue reading Eski Mısır Pramitleri

SELÇUK


Selçuk, Ege Bölgesinin batısında, İzmir-Aydın karayolunun 73.km yer almaktadır. Denize ve pırıl pırıl kumsala sahip Pamucak plajına uzaklığı 9 km’dir.

Tarihçe
Antik Çağ yazarlarına göre Efes, Smyrna gibi M.Ö. 3000 yıllarında kurulmuştur. Ancak, Smyrna kurulduğunda, Efes o dönemin önemli liman kentleri arasındadır. Dor istilası üzerine Ege kıyılarına yerleşen İonlar Efes’e yerleşmişler, daha sonra Lidya egemenliği döneminde şehirlerini geliştirmişlerdir. İon, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarının izleri bugün halen görülebilmektedir. Efesliler Roma dönemindeki depremle yerle bir olan şehirlerini Tiberius zamanında yeniden imar etmişlerdir. Ancak bu defa Helenistik bir yapı stili yerine tüm Efes, Roma karakteri yapılarla dolmuştur.

Siyasi ve ticari önemi giderek artan Efes’e Meryem Ana’ nın da gelmesi ve St. Jean’ın burada yaşaması Efes’i aynı zamanda önemli dini bir merkez durumuna getirmiştir. Daha sonraları Sart ile Susayı bağlayan deniz yolu üzerindeki işlek limanların zamanla dolması üzerine, artık yaşanmaz hale dönüşen şehri Bizans İmparatorluğu Justinyen’ in (527-565) Ayasuluk Tepesinde yaptırdığı St. Jean bazilikası etrafına yerleşmek suretiyle terk etmişlerdir. 1090 yılında şehir Türklerin eline geçmiştir. Böylece şehir tarih boyunca farklı istilalar yada depremler nedeniyle tam beş kez yeniden kurulmuştur.

İklim

Akdeniz ikliminin egemen olduğu yörede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlıdır. Kar yağmaz ve ısı nadiren sıfırın altına düşer. İklimin yumuşak olması 10 ay deniz ve doğa sporlarının yapılmasına olanak tanır.

ULAŞIM

Karayolu : Otobüs Terminali ilçe merkezindedir. Türkiye’nin hemen her yerine düzenli otobüs seferleri vardır. İzmir’e her yarım saatte bir otobüs ve minibüs seferleri vardır Burası merkez olmak üzere Pamukkale (Hierapolis), Milet, Priene ve Didim’e günübirlik gidip gelmek de mümkündür. Efes Harabelerine, Selçuk-Kuşadası ve Selçuk-Pamucak minibüsleriyle veya taksi ile, Meryemana Kilisesine sadece taksi ile gidilebilir.

Demiryolu : Tren İstasyonu, Cengiz Topel Caddesindedir.

Telefon:(+90-232) 892 60 06

Havayolu : Küçük uçaklar için Efes Antik Kentinin yanına havaalanı bulunmaktadır.

Efes Havaalanı Tel.:(+90-232)892 64 47

GEZİLECEK YERLER

Efes Harabeleri : Efes Harabelerine ilk girişte karşılaştığımız kalıntılar Vedius Gymnasium’ a ait kalıntılardır.
Vedius Gymnasium: M.S. II. Yüzyılda Vedius Antonius adına zengin bir Efes’ li tarafından yaptırılmıştır. Doğudaki avlusu, ortada yer alan tören salonu, soyunma odası ve hamamları ile dönemin özelliklerini karekterize eden sportif ve kültürel eğitimin yapıldığı görkemli bir yapıdır.

Stadyum : Vedius Gymnasium’ dan sonra harabelere doğru sol tarafta stadyum vardır. Sportif tüm yarışların , oyunların, olimpiyat düzenlemelerinin araba yarışlarının yapıldığı stadyum döneminin sportif ve kültürel bütün ihtiyaçları karşılanmaktaydı.

Akropol : Stadyumun karşısında Akropol olarak kabul edilen tepede M.Ö. 6. yüzyıla tarihlenen bir yapı mevcuttur. Tepenin kuzey batısında ise M.Ö. 350 yıllarına ait bir tapınak bulunmaktadır.
Bizans Hamamları: Stadyumdan sonra Bizans hamamları ile karşılaşılır.

Çifte Kiliseleri (Konsül Kilisesi) : Bizans hamamlarının karşısında yer alan Çifte Kiliselerin Hıristiyanlık dünyası için son derece özel bir önemi vardır. 431-438 yıllarında konsüllerin toplandıkları kilise 265×29.5 m. boyutlarında bir yapıdır. M.S. 11. yüzyılda Roma döneminde bir bazilikaya dönüşen yapı Meryem Ana’ ya adanmış, burada yapılan 3. Konsül toplantısında Katolizmin doğması kararları alınmıştır. Kilise dünyada Hıristiyanlığın ilk yedi kilisesinden birisi olması nedeniyle bugün bile büyük önem taşımaktadır.
M.S.7. yüzyılda kilisenin apsisinden açılan bir kapı ile ikinci bir kilise inşa edilmiş ve böylece kiliselerin adı ” Çifte Kiliseler ” olarak tanınmıştır. Bu yeni açılan bölüm din adamlarının ikametlerine ayrılan kısımları ihtiva eder. Meryem ana adına sunulan ilk kilise olması nedeniyle kilise ve çevresi dini bir merkez durumundadır.

Liman Hamamları : İlk kez M.S. 2. Yüzyılda yapılan hamam, 4. yüzyılda İmparator Konstantinus döneminde onarım görmüş ve bazı değişiklikler yapılmıştır.

Arkadiane (Liman Caddesi) : Efes’teki harabeleri gezmek için hamamların karşısında bulunan ve limana kadar uzanan mermer döşeli bir caddeye çıkılır .
11m. genişliğinde 530m. uzunluğunda olan bu görkemli caddenin sağında ve solunda yer alan mermer sütunlar bugün de ayaktadırlar. Kralların karşılandığı bir çok önemli gösterinin ve dini törenlerin yapıldığı bu cadde, aynı zamanda limana gelen giden tüm mal ve servetin aktığı yol olduğundan ”Liman Caddesi” olarak anılır.

Tiyatro : Efes harabelerinin en güzel yapılarından biri olan tiyatro, oldukça sağlam kalmış ve bir süre öncesine kadar Efes Festivali gibi şenliklerde rahatlıkla kullanılabilmiştir. 25000 kişilik tiyatronun ilk kez Helenistik dönemde yapıldığı bilinmekte ise de bugüne gelen tiyatronun İmparator Cladius zamanında yeniden inşasına başlandığı, İmparator Trianus M.S..98-117 döneminde tamamlandığı bilinmektedir.

Mermer Cadde: Efes’in güneydoğusunda bulunan Magnesia kapısından kuzeybatıda Koresos Kapısına kadar uzanan yaklaşık 400 m.lik mermer döşeli cadde M.S. 5. Yüzyılda yeniden yapılmıştır.
Celsus Kitaplığı: Ticari Agoranın yanında bulunan Celsus Kitaplığı M.S.135 yıllarında Asya Konsülü Julius Aguila tarafından Romalı Mimar Vitruoya’ ya yaptırılmıştır. Arka duvardaki bir kapıdan Celsus’un mezarına geçilir. Celsus’un burada bulunan heykeli bugün İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunmaktadır. Roma mimari özelliklerini tümüyle yansıtan yapının ön cephesinin dekorasyonu, devrinin en güzel örnekleri arasında yer alır. Ön cephe kolonları arasında yer alan dört kadın heykeli ”Akıl”, ”Kader”, ”İlim” ve ”Erdem” öğelerini sembolize eder. Bu heykellerin orijinalleri bugün Viyana Müzesinde bulunmaktadır.

Aşk Evi : Mermer caddeden yukarı çıkıldığında Kuretler Caddesi ile kesişen noktada Aşk Evi bulunur. M.S.1. yüzyıla tarihlenen bu ilginç ev, ana bir hol ve bu hole açılan bir çok odadan oluşmaktadır. Aşk Evinde bulunan mozaik kız portreleri bu evde çalışan kızlara ait olduğu sanılmaktadır. Aşk Evinin duvarları içinde bugünün modern klima sistemine eşdeğer bir soğutma ve ısıtma sisteminin bulunması son derece ilginçtir. Burada şarap mahzenleri, dev ocaklar, hamamlar, havuzlar, yatak odaları, konferans salonları ile muhteşem bir kütüphanesi bulunduğu bilinmektedir.

Skolastika Hamamı : Efes’te yaşayan zengin Romalı bayan Skolastika tarafından yaptırıldığı anlaşılan hamam M.S.400 yıllarına tarihlenmektedir. Merkezi sistemle ısıtılan hamam mermer kullanımının ilginç bir örneğidir.

Hadrian Tapınağı : Kuretler Caddesinin en güzel yapılarından birisi de Hadrian Tapınağıdır. Bu tapınaktan geriye cephe alınlığı kalmıştır.

Tapınağın arşitravında tasvir edilen mitolojik sahnelerden en ilginci Efes’in kurucusu mitolojik kral Andoklos’ un yaban domuzunu öldürüşü ile ilgili sahnedir.

Trajan Çeşmesi : Hadrian Tapınağını geçtikten sonra biraz ilerde solda Trajan Çeşmesi yer alır. Çeşmenin katlarını süsleyen heykeller Efes Müzesinde sergilenmektedir.

Yamaç Evler : Celsus Kütüphanesinden Kuretler Caddesine dönüşte, sağ tarafta Bülbül Dağının yamaçlarında Efesli zenginlerin ikamet ettikleri belirtilen evler vardı. Yakın zamanda restore edilerek orijinal durumlarına biraz daha yaklaşan bu evler, geniş merdivenlerle caddeye dikey olarak açılmakta, duvarlarında fresk ve mozaiklerle süslü, mermer kaplamalar bulunmaktadır.

Domitian Tapınağı : Efes’te bir imparator adına yapılmış ilk tapınaktır. Devlet Agorasının hemen karşısında, kentin en güzel ve en merkezi yerindedir. Yalnız başı ve kolu ele geçen Domitian`in oldukça büyük ölçülerdeki kült heykeli bugün İzmir Arkeoloji Müzesinde, tapınağın giriş altarı ise Efes Müzesinde sergilenmektedir.

Belediye Sarayı (Prytaneion) : Efes`in kutsal mekanı sayılan meclis sarayının sağ tarafında Hestia sunağı bulunmaktadır. Bu sunakta sürekli olarak bir kutsal ateş yanardı. Prytaneion politik işlerin görüldüğü ayrıca önemli törenlerin şölenlerin ve kabullerin yapıldığı yerdi. İki Efes Artemis’ ininde buruda bulunmuş olması Prytaneion’ un dini açıdan da son derece önemli bir mekan olduğunu göstermektedir.

Odeon (Bouleuterion) : M.S.2. yüzyılda Efesli zenginlerden Publis Vedius Antonius tarafından yaptırılan Odeon`un zamanında üstü ahşap kaplamalıydı.

Artemis Tapınağı : Efeslilerin ilk yerleşimlerinin bu tapınağın olduğu yerde bulunduğu bilinmektedir. Daha sonra bir depremle tapınağın yıkılması üzerine Roma imparatoru yardımı ile Efesliler tapınağı yeniden ve daha gösterişli inşa ederler. Dünyanın yedi harikasından biri olarak bilinen Efes Artemis Tapınağının bu gün sadece temel kalıntıları bulunmaktadır.

St. Jean Bazilikası : Bizans İmparatoru Justinyen ‘in M.S.6. yüzyılda St. Jean adına yaptırdığı bazilika Ayasuluk Tepesinde yer almaktadır. 40X110 m. boyutlarında batıdan girişi olan yapı haç planlı, kubbeli bir bazilikadır.

Yedi Uyuyanlar : M.S. 5. ve 6. yüzyıla rastlayan dönemde yapıldığı sanılan Yedi Uyuyanlar Ören yeri dini bir merkez hüviyetindedir. Rivayete göre Hıristiyanlığın resmi dini olarak kabulünden önce, putperestlerden kaçarak buraya sığınan yedi genç uykuya dalıp iki yüzyıl sonra uyanmışlardır. Uyandıklarında Hıristiyanlık resmi din olmuştur. Bu mucize olay üzerine , öldükten sonra bu yedi gencin tekrar gömüldüğü ve adlarına büyük bir bina yaptırıldığı sanılmaktadır. Bugün kazılarda ortaya çıkarılan yapı oldukça büyük abidevi boyutlardadır ve çoğu kaya oyma mezar buluntularına, iki kilise ile katakomplara rastlamaktadır.

Meryem Ana Evi : Bülbül Dağı üzerinde Hıristiyanlığın kutsal anası Hz. Meryem’in Evi bulunmaktadır. Hıristiyanlarca ”Panaya Kapulu” olarak da adlandırılan kutsal yerin M.S.4. yüzyılda inşa edildiği sanılmaktadır. Hz. İsa’nın yakalanıp çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce annesini arkadaşı ve havarisi olan St. Jean’a teslim etmiştir. St. Jean Hz. İsa’nın çarmıha gerilişinden sonra Hz. Meryem’in Kudüs’te kalmasını sakıncalı bulduğundan onu yanına alarak kaçırmış ve buraya getirmiştir. Hıristiyanlık dinini yaymak gibi kutsal bir görevi üstlenmiş olan St. Jean çağın en büyük kenti durumundaki Efes’i kendine hedef seçmiş Hz. Meryem’i putperestlerin diyarına sokmak istemediğinden onu Bülbül Dağı eteklerinde sık ağaçlarla kaplı bir köşede yaptığı kulübede gizlemiştir.

St. Jean’ın her gün gizli gizli onu ziyarete gittiği ve yiyecek içecek götürerek yokladığı bilinmektedir. Hz. Meryem’in tam 101 yaşına kadar Bülbül dağındaki bu yerde yaşadığı ve burada öldüğü kabul edilmektedir. St. Jean Meryem Ana’ yı yine bu dağda kendisinden başka hiç kimsenin bilmediği bir yere götürmüştür. Hıristiyanlığın yayılmasından sonra Hz. Meryem’in bulunduğu yere Hıristiyanlarca ”Haç” şeklinde bir kilise inşa edilmiştir. Burası kötürüm olan ve Türkiye’ye gelemeyen bir Alman rahibenin tarifleri üzerine bulunmuştur.

Anıt Mezar

Belevi Mausoleumu : İzmir yolu üzerinde Selçuk’tan 13 km. uzaklıktaki yol kavşağının doğusunda, Belevi beldesinde bulunan bu anıt, dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnassos Mausoleumu’ndan sonra Anadolu’nun en büyük ve en yüksek mezar anıtıdır. Helenistik Çağa tarihlenmektedir.

Kaleler

Ayasuluk Tepesi ve Kale : Bu tepe Erken Hıristiyan, Bizans ve Selçuklu devirleri boyunca iyi tahkim edilmiş bir kale ile savunulmuştur. Halen ayakta duran sur, Erken Hıristiyanlık Devri’nde inşa edilmiş olup sonradan Selçuklular zamanında büyük bir restorasyona uğramıştır.

Su Kemerleri

Su Kemerleri, Bizans Dönemi kalıntılarındandır. Doğu yönünden gelip Ayasuluk Tepesi’ne doğru giden Bizans Su Yolunun kalıntıları tren istasyonu çevresinde ve asfaltın iki tarafında görülebilir. Restore edilmiş haliyle su kemerleri bugün Selçuk’un simgesi olan leyleklerin barınma ve üreme yerleri olmuştur.

Bir diğer Su Kemeri de, Selçuk-Aydın karayolunun 6. Km.sindeki Gaius Sextillius Pollio Aquaduct’ü olarak tanınan ve Agustus Dönemi’nde yapılmış olan Su Kemeri’dir.

Mağaralar

Şirince Köyünden dönüşte Selçuk’a 2 Km. kala vadinin yamacında bulunanan Sütni Mağarası ilçenin önemli mağarasıdır. Mağarada beyaz su damlayan sarkıt ve dikitler vardır. Doğumdan sonra sütü yeterli olmayan kadınlar damlayan sulardan içtikten sonra, mağaraya çıkamayanlar ise mağaradan getirttikleri taşları memelerine koyarak sütlerinin çoğaldığına inanmışlardır.

Cami ve Hamamlar

İsa Bey Cami: Ayasuluk Tepesinde St. Jean Bazilikası’nın batı yamacında bulunan İsa Bey Cami bir Selçuklu Dönemi yapısıdır. İsa Bey tarafından 1375 yılında inşa ettirilmiştir.

İsabey Hamamı : İsabey Camisi ile birlikte yapılmıştır. Klasik Türk hamamının bütün özelliklerini taşır. Bütün mekanlar kubbelidir. Kubbe kasnağını taşıyan stalaktitleri benzerlerinin en güzelidir.

Kuş Gözlem Alanı

Selçuk Gevekirse Gölü Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası Antik Efes Kentinin kuzeyinde Efes ve Pamucak arasındaki 1000 hektarlık alanda bulunmaktadır. 30-40 tür kuş ve memeli hayvan yaşamaktadır. Bunlar arasında dalgıç, pelikan, çeşitli türde ördek, çulluk ve kınalı keklik gibi kuşların yanı sıra yaban domuzu, tilki, çakal gibi kara hayvanları vardır.

Şirince Köyü

Selçuk’a 7 km. uzaklıktaki Şirince Köyü geçen yüzyıldaki kentsel dokusunu aynen korumuştur. Meyve, şarap ve geleneksel nefis yemekleri ve otantik yapı ve yaşantısı ile bir nostalji köyüdür.

MÜZELER

Selçuk Efes Arkeoloji Müzesi : Müzede, Efes örenlerinde ve çevresinde gün ışığına çıkarılmış olan eser korunmaktadır. Birinci dünya savaşından önce bulunmuş olan eserlerin çoğu Viyana Müzesi’ne götürülmüştür. Bununla beraber ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra ele geçen taşınabilir eserlerin tamamı yöresel müzeye konmuştur.

Müzede sırasıyla Miken, Arkaik, Roma, Bizans ve Türk çağlarına ait eserler sergilenmektedir. 500 m².’lik alana sahip tek katlı yapıda dört salon ve avluda çoğunluğu Efes Antik Kentinde yapılan kazılarda ve bir kısmı Klaros gibi yakın çevrede ortaya çıkarılmış yaklaşık 50.000 eser bulunmaktadır. Müze Arkeoloji ve Etnografya (Arasta) olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Salonlara (Yamaç Evleri buluntuları, Çeşme buluntuları, Artemis, Ephesus salonu vs.) isimler verilmiştir.

Müzede sergilenen en önemli eserler şunlardır : Ayasuluk Tepesinde bulunan Myken vazoları, Artemision’ dan parçalar, Belevi Mausoleumu’ ndan korint sütunları ve lahit, Efes Artemisi’ nin iki heykeli, Sokrates’ i tasvir eden bir fresk, çeşitli anıtlardan özellikle çeşmelerden alınmış heykeller, Hadrian Tapınağı’ndan bir Theodosius kabartması ile Erken Hıristiyanlık Devri’ne ait son derece değerli tam boy portreler ve büstler belli başlı olanlarıdır.

Adres: Uğur Mumcu Sevgi Yolu, Tel:(+90-232)892 60 10

Ziyaret Saatleri: Sezonda 08.30-12.00/3.00-19.00

Kışın:08.30-12.00/13.00-17.00 (Haftanın yedi günü açık)

Çamlık Açıkhava Lokomotif Müzesi : Çamlık Buharlı Lokomotifler Açık Hava Müzesi demiryolu ve karayolu ile Selçuk’a 7 km. uzaklıkta olup 160 dönüm arazi üzerine kurulmuştur. Büyük Önder Atatürk, Ege manevraları sırasında Beyaz Özel Treni ile karargahını bu istasyona kurmuş, manevralar süresince Ege sahillerine buradan ulaşmak suretiyle manevraları takip etmiştir. Burada 25 adet muhtelif tipte TCDD’ de hizmet görmüş ve yaşları 50-80 olan Buharlı Lokomotifler sergilenmektedir.

Saadet Hatun Hamamı Müzesi : Türk hamamlarının kökeni Roma hamamlarına dayanır. Roma devrinde önemli bir yer tutan hamam kültürü Bizans devri ortalarına dek etkisini sürdürmüş, daha sonra Akdeniz ülkeleri ve Avrupa’da unutulmuş, Türklerle birlikte yeniden ve daha canlı olarak ortaya çıkmıştır.

Selçuk İlçesinde bilinen 7 eski Türk hamamı vardır. Bu hamamlardan biri de kitabesine göre Saadet Hatun Hamamı olarak adlandırılmaktadır. Saadet Hatunun kim olduğu kesin bilinmemekle birlikte Aydınoğulları Beyliği soyundan gelen seçkin biri olduğu düşünülmektedir. 16. yüzyıla tarihlenen hamam, geleneksel Türk hamamlarının birçok özelliklerini taşır, soğuk, ılık ve sıcak olmak üzere üç bölümlüdür. 1970 yılına dek yıkık durumda olan hamam 1972 yılında Efes Müzesi’nce onarılmıştır.

YAPMADAN DÖNME

Şirince Köyünü görmeden,

Efes Harabeleri, Meryem Ana Evini gezmeden,

Yedi Uyuyanlar Ören yerini görmeden

Efes Arkeolojisi müzesini gezmeden,…

Dönmeyin.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

Kaymakamlık Tel : (+90-232)892 63 66

Selçuk Turizm Danışma Müdürlüğü Tel : (+90-232)892 63 28

Selçuk Belediye Başkanlığı Tel : (+90-232)892 69 25 / 892 69 11

Emniyet Müdürlüğü Tel : (+90-232)892 60 04

Hastane Tel : (+90-232)892 70 36

Efes Antik Kenti

İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes Antik Kenti, Küçük Menderes nehrinin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu’ya açılan büyük ticaret yolu oluşu, gerek putperestlik gerekse Hıristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu, tarihe büyük bir kent olarak geçmesini sağlamıştır. İlim ve sanat dünyasında da adını duyurmuş, ünlü kişiler yetiştirmiştir. Bunlar rüya tabircisi Ardemidotus, şair Callinos ve Hipponax, filozof Heraklitos, Ressam Parrhasius, gramer bilgini Zenodotos, hekim Soranos ve Rufus’tur. Efes Antik Kenti’nin tarihi M.Ö.6000’lere uzanmaktadır ki bunu, son yıllarda Arvalya ve Çukuriçi höyüklerinde ele geçen buluntular ortaya çıkarmıştır.

Ayasuluk Tepesi‘nde yapılan kazılarda burada Erken Tunç Çağından günümüze kadar kesintisiz yerleşmenin varolduğunu göstermiştir. Bu da eski Efes’in Ayasuluk Tepesi‘nde olduğunu, buranın Anadolu kavimleri ve Hititler tarafından iskan edildiğini ispatlamaktadır. Ayrıca Hitit yazılı metinlerinde Apasas olarak geçen kentin bu kent olduğu da kesinleşmiştir. Antik yazarlar Strabon ve Pausinias, tarihçe Herodot, Efes’li şair Callinos gibi antik kaynaklar Efes’in Amazonlar tarafından kurulduğuna ve yerli halkın Karyalılar ve Leleglerden oluştuğuna işaret etmektedirler.

M.Ö.11 yüzyılda Atina Kralı Kodros’un oğlu Androklos, diğer kolonistler gibi Anadolu’ya gelmiş, Efes Antik Kenti civarına yerleşmiştir. Söylenceye göre; Androklos yeni bir şehir kurmak için yol çıkmadan önce kahine danışır. Kahin ona şehri kuracağı yerin bir balık ve yaban domuzu tarafından gösterileceğini söyler. Adamlarıyla birlikte Anadolu kıyılarına adım adan Androklos yakaladıkları balıkları tavada pişirirken, tavadan fırlayan bir balığın sıçrattığı kıvılcımlar çalıları tutuşturur. Çalıların arkasında bulunan bir yaban domuzu alevlerden korkarak kaçmaya başlar. Bunu Andraklos kahinin söylediklerini hatırlar ve atına binerek yaban domuzunu takip eder ve onu öldürür ve yaban domuzunu öldürdüğü yere kentini kurar. Bu söylence Hadriyan Tapınağı’nın frizlerinde betimlenmiştir. Bu kabartmaların orijinalleri ise Efes Müzesi‘nde sergilenmektedir.

Efes Antik Kenti Tiyatro

Helenler buraya geldiklerinde Anadolu’nun hemen hemen her yerinde olduğu gibi Ana Tanrıça Kybele’yi baş tanrı olarak buldular. Yerli halkla anlaşabilmek için Artemis’i ana tanrıçayla bir tutarak aynı yerde tapınmaya başladılar. Artemis Efes’te Anadolu’nun ana tanrıçası Kybele’nin yerini alarak bereket tanrıçası olmuştur. M.Ö. 625 yılında ilk Artemis tapınağı inşa edilir. M.Ö. 7.yy’da kent Kimmerler’in istilasına uğrar ve Artemis Tapınağı yerle bir edilir. M.Ö. 560’da Lidyalı’lar tarafından Efes ele geçirilir ve kent Artemision çevresine taşınır. Bugün gezilen Efes Büyük İskender’in generallerinden Lysimachos tarafından Bülbül ve Panayır Dağları arasındaki vadide M.Ö. 3.yy da kurulmuştur. Kent Akdeniz’in önemli deniz ticaret merkezlerinden biri olmuştur. M.Ö. 2.yy’da Romalıların egemenliği altına giren Efes hızla gelişmeye başlamış ve Roma İmparatorluğunun Küçük Asya’daki başkenti olarak M.S. 2.yy’la kadar en parlak dönemini yaşamıştır. O dönemde kentin nüfusu 250 bin’e ulaşıyordu.

Yaşanan büyük depremler ve Bizans Döneminde Küçük Menderes’in getirdiği alüvyonlarla dolan limanın büyük bir bataklık oluşturması ve sıtma salgınının baş göstermesi sonucunda kent terk edilir. Efesliler kentin ilk kurulduğu Ayasuluk Tepesi’ne yerleşirler. 1304 yılında Selçuklu’lar tarafından ele geçirilen kent 1426 yılında Osmanlı topraklarına katılır. 1914 Ayasuluk adı Selçuk olarak değiştirilmiştir. 1957 yılında İzmir’in ilçesi olmuştur.

Efes Antik Kenti Memius Anıtı

Efes Antik Kenti Yapıları

– Magnesia Kapısı
– Doğu Gymnasiomu
– Odeon
– Devlet Agorası
– Prytaneion (Belediye Sarayı)
– Memmius Anıtı
– Domitian Tapınağı
– Kuretler Caddesi
– Trajan Çeşmesi
– Skolastika Hamamları
– Latrina
– Hadrian Tapınağı
– Yamaç Evler
– Aşk Evi
– Celsus Kütüphanesi
– Mazeus-Mithridates Kapısı
– Ticaret Agorası
– Mermer Cadde
– Tiyatro
– Arkadiane Caddesi
– Tiyatro Gymnasiumu
– Liman Gymnasiumu ve Hamamları
– Çifte Kiliseleri (Konsül Kilisesi)
– Stadyum
– Vedius Gymnasiumu
– Yedi Uyuyanlar
– ST.Jean Kilisesi
– İsa Bey Camii
– Ayasuluk Kalesi

Efes Antik Kenti Kuretler Caddesi

Efes Antik Kenti Ulaşım

Efes Antik Kenti’ne İzmir-Aydın karayolundan ulaşabilirsiniz. Selçuk’tan 3 km mesafedeki Efes Antik Kenti‘ne, Kuşadası’na giden yolun solundan (Artemis Tapınağı’nı geçtikten sonra)Efes tabelasının bulunduğu ağaçlı yoldan (yol aynı zamanda Yedi Uyuyanlar’ın da yoludur) girilir. Selçuk önemli yolların kesiştiği bir noktada bulunduğu için pek çok otobüs firmasıyla ulaşım sağlamak mümkün. Selçuk otogarından Efes Antik Kenti’ne giden minübüsler var; özel aracınızla gidiyorsanız da Efes Antik Kenti’ne gidene kadar o kısacık mesafede görmeniz gereken daha çok şey olduğunu farkedeceksiniz. Dilerseniz Selçuk merkezinden bir bisiklet kiralayarak ya da yarım saatlik bir yürüyüş yoluyla da Efes Antik Kenti’ne ulaşabilirsiniz. Bununla birlikte Efes Antik Kenti’ne sadece 1 km uzaklıkta küçük uçakların iniş kalkışına müsait Efes Havaalanı bulunuyor.

www.izmirturizm.gov.tr – Sitesinden Alınmıştır

http://www.onlinegezgin.com/?cat=4